Haşhaş, uyuşturucu madde üretiminde kullanılmaktadır. Sosyolojik ve stratejik bir öneme sahip olan bu bitkinin ziraat alanları devletlerce kısıtlanmıştır ve üretimi kontrollü olarak gerçekleştirilmektedir. Fakat bu işleyişin pek de geçerli olmadığı bir ülke Afganistan. 1979’da Rus işgaline razı olan ülke, bugün dünya sıralamasında haşhaş ekiminde birinci sıradadır .Halk geçimini sağlamak ve karnını doyurabilmek için buna mecbur bırakılmaktadır.Uzun süren savaş nedeniyle Afganistan, tarımla ilgili tüm özelliklerini, tüm bilgilerini, tüm kaynaklarını yitirmiştir. Savaş döneminde Afgan köylüsü ne bağına bahçesine bakabilmiş, ne sulama yapabilmiş nede tohumla ilgilenebilmiştir. Dolayısı ile köylü daha az emek ve bakım isteyen, maliyeti düşük olan haşhaş bitkisinin ekimine yönelmiştir. Savaş bitmiş olmakla birlikte bu üretim gün be gün artmaktadır .Çünkü ülkede işgalin ardından bu kez de güç kavgası ve iç savaş boy göstermiştir. Silahlı güçler ve çeteler üretim alanlarının denetimini ellerinde bulundurmaktadır. Bunun nedeni haşhaş bitkisinden,laboratuar ortamında uyuşturucu elde edilmesi, elde edilen eroinin dış pazarda yüksek fiyatta alıcı bulması, ve sonucunda da bu çeteler ile hükümetin cebinin dolmasıdır. Afganistan öyle bir ülke ki; uyuşturucu madde üretiliyor, kamyonlara yükleniyor, hiçbir kontrol ve denetimle karşılaşmadan normal karayoluyla dış pazara açılımı gerçekleşiyor. Yönetime gelirken ‘süper güçlerden‘ bizzat tam destek alan Taliban hükümeti ise; yönetimde bulunduğu süre içinde kendini İslam’ı en iyi şekilde yorumlayan ve yaşayan ilan etmiş, kafir bellediği Batı’yı zehirlemek adına uyuşturucuyu kendine araç edinmiştir. Bununla da kalmamış; üretimi destekleyerek küçük imalathaneler kurdurtmuş, afyonu işleyerek eroine çevirmiştir. Bugün ise Afganistan, en fazla uyuşturucu çıkışının yapıldığı ülkedir. Ancak, Afgan köylüsüne alternatif tarım önerileri sunulmadıkça bu zehir dünya üzerinde rahatça dolaşmaya devam edecek. Çiftçinin buğday, arpa gibi tahılları ekmesi onun zararından başka bir işe yaramıyor. Çünkü bu tarım ürünlerinin maliyeti Afganistan’da çok yüksek olduğundan, hiç alıcı bulmuyor. Hükümet köylüye ekim öncesi yardım yapsın ki; köylüde buğday tohumunu rahatça alabilsin ve maliyet düşsün.
Haşhaş ekiminin fazlalığı elbette ki, ancak silahlı çetelerin ceplerini doldurmaya yetiyor. Halka yine sefalet, cehalet,ve açlık düşüyor.Sefalet, cehalet ve geri kalmışlığın kol gezdiği ülkede, aslında haşhaş bitkisinin halk arasında farklı kullanım alanları da var. Sağlık alanındaki hizmet yetersizliği halkı kendi başının çaresine bakmaya zorlamış. Bunun sonucunda da haşhaş bitkisi halk arasında asırlardır ağrı kesici madde olarak kullanılıyor. Ülkede sefalet diz boyu olduğundan, anneler açlıktan ağlayan çocuklarına afyon yutturarak açlığın çığlıklarını ört pas ediyor. Afyonu alan çocuk uyuşuyor ve sesini kesiyor. Böylelikle bağımlı sayısında her geçen gün artış yaşanıyor.
İleride ne olur bilinmez ancak, Afgan halkı eğer kendilerine yeterli destek verilmezse başka seçenekleri olmadığından haşhaş ekimine devam edecektir. Üretimin artması sonucu terör örgütlerinin ve silahlı çetelerin cepleri dolmaya devam edecek, halk üzerinde her türlü baskı ve zulüm tırmanışa geçecek, sonucunda da özlenen demokrasi bir türlü hayata geçemeyecektir. Bilinen bir gerçek var ki; ya bu afyon tümden dünyayı bitirecek, yada Afgan halkı bütün dünya hükümetlerinin ve barış örgütlerinin el ele vermesi sonucu afyonu bitirecek...
Sunday, November 19, 2006
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment