Saturday, March 31, 2007

Yaprak dalından nasıl düşermiş duyduğum,ilk andı bu gece

"hiç bir anını tanımlamaya kalkmadan kısacık ömürler biçiyoruz kendimize,
sonra yolculuklara çıkıyoruz,
bir kentten ötekine giderken özlüyoruz bir başkasını"
...
Hiç görülmeyecek kadar ufak parçalara ayrılmalıyım şuan.Utanmışlığımı ancak bu paklar.Biz normal insanların ne kadar küçük hesaplar yaparak ve aldanarak,yalnızca ceplerini doldurma telaşı içinde kendi payına ve bencilce yaşadığının idrakına iyice vardığım şu vakit ben bütün rezilliğimle birlikte yok olmalıyım.Biri çıkıp söylesin;kardeşim kilometrelerce uzakta ölümün acımaz soluğunu yaşıyorken,kaybediyorken,hayatla yüzleşiyorken,biz burda,kendi çapımızda nelerle uğraşıyoruz,neyin hesabını yapıyoruz?Ağaçların tek bir gecede yapraklanacağı,baharın bir anda geleceği zamanı mı bekliyoruz?
Yapraklanacakmış;
Tek bir gecede!
Bahar gelecekmiş,
Tek bir gecede!
!!!!!!!!
Öyleyse biz ahmaklarız.(ya da edilebilecek her türlü hakareti hak edenlerdeniz).Zaten başından beri insanoğlunun ne kadar düşmüş,ne kadar sefil bir yaratık olduğuna dair içimde hiç yılmayan bir inanç vardı.
Kardeşimin imdat çığlıkları sadece kendisini tanıyanlar için değil,bütün insanlık için yükseliyordu.Bense kendi kendime icat ettiğim,dipsiz gecelerin bitimsiz derinliklerinde salak gibi dolanıp duruyordum.İcat edilmişlerin,tabiat kanunlarının önüne asla geçemeyeceği gerçeğini biliyor oluşum;utanmışlığımın,rezilliğimin ve suçluluğumun oranını bir kat daha arttırıyor.
Kardeşimin imdat çığlıklarını duyan herkes gelmeli.
birileri ortak olsun.bu gece,cehennem uykusuna yatmış bu kenti ateşe vermeliyiz.Kül rengi griliklerle örtülmeli bu ahmaklar sürüsünün yüzleri.bu akıllılık budalalarını kıvılcımlara emanet edip uzaktan izlemeliyiz.Hiç kimse bu acıyı duymadan yaşlanmak için vakit geçirmemeli.Ya da toptan lanetlemeliyiz hepsini.canımın çok acıdığı,yok olurcasına inceldiğim bu gece,bu şehre rahat vermek gelmiyor içimden.bencillikten deliriyorum.nefretim öyle ağır ki aynaya bakmaya korkuyorum.
Yarın oldu şimdiden.zaman akıp gidiyor.güneş doğacak yeniden,ay çökecek çok geçmeden.alacakaranlık geliyor…gece yeniden aralanıyor……yatışıyor…karanlığı delerken iç çekişler,bir yanda bir şeyler her daim yatışıyor…ne korkunç bir esaret değil mi,piç olmuş hesaplarımızı alt edemeden,güç kavgasından ve gündelik hesaplarımızdan sıyrılmayı beceremeden nefes almak.