Monday, August 13, 2007

Biz pek beceriksizlerdeniz

Umutsuz ve uykusuz,aç ve zayıf;sessiz.
Biz hep tek başınaydık.
Anlatamadık,söyleyemedik,hep en inceden gittik,kaybettik.
Maviyi avuçlayamadık.
iki satırı bir araya getirip de bir şey yazamadık,yetenekli olamadık.
biz hep kararlı göründük,ama hiç öylelerden olamadık.
Aynalara baktık,rollerimize iyice alıştık,kendimizle ve acıkmış zavallı zihnimizle kaynaştık.kaynaştıkça saldık,belki kaybedenlerden olduk.
Kaybettikçe içimiz oyuldu,hiç söyleyemedik.
Biz hep hiçleri severiz.

Biz hep en mahçup,en çekingen,en zavallıları oynadık,anlaşılamadık.
Bir camın kırılışı gibi ses ve şıngırtı çıkararak parçalara ayrıldık,ya büyük bir ustalıkla kimvurduya getirip ört pas ettik,ya da duyurmayı beceremedik.
Zavallılığımızı,gözyaşlarımızı saklayıp,gizlemeyi hep marifet bildik;
Çünkü,biz böyle güçlenenlerdendik.

18 sene geçti,hep denizi gördü evimiz,ama biz pencereden bakma becerisini gösterip denizi göremeden,gamsız dalgaların üzerinden geçen küçük kayıkları düşledik.
Ellerimizle gökyüzünü avuçladık,kendimizi yemyeşil ağaçlar sandık,aldandık.
Uyku ne dinlendiriciydi.
Mahçupluğumuz en belirgin kılıfımız oldu.ağlayıp ağlayıp küçük bir çocuk hayal ettik.saçlarını kokladık,içimize dolan o sonsuz masumiyetle ve soyunmuşlukla dizlerimizi karnımıza çektik,zehirlenir gibi uykuya daldık,uyumaya çalıştık.çok geçmedi,korkunç bir beyin patlamasıyla uyandık.
Yani,biz,bunu da beceremedik.
Biz,ben ve kendim,pek bir işe yaramaz,paslanmış demir cihazlara benzeriz.
Bizi pek kimse bilmez,sevmez,tanımaz etmez…

No comments: